Direksiyon Dersi

direksiyon kursu

Yeni bir iş başvurusunda bulundunuz ve işyerine bilmediğiniz ve yeterli olmadığınız halde, sırf işi kaçırmamak, kaybetmemek için '' Evet araç kullanmayı biliyorum , İstanbul trafiğinde aktif olarak araba kullanabilirim. '' dediniz. Ve şimdi kısa sürede araba kullanmayı nasıl öğrenirim diye kara kara düşünmeye başladınız. Direksiyon Eğitimi için şimdi özel bir Direksiyon Kursu arayışı içine girdiniz.

Devamı

Özel Direksiyon Dersi

direksiyon kursu

SÜRÜCÜ ADAYLARI DİKKAT !!! Henüz Ehliyetiniz yok , belki daha yeni sürücü kursuna yazıldınız ve çok yakında direksiyon sınavına gireceksiniz. Ama kendinizi oldukça yetersiz hissediyorsunuz , üstelik kazanamazsam diye çok korkuyorsunuz. Ehliyet almayı garantilemek istiyorsunuz, bu da pratikle olur biliyorsunuz. Bu yüzden bire bir özel direksiyon dersi almaya karar verdiniz.

Devamı

Direksiyon Kursu

direksiyon egitimi

Ben ehliyetimi yurtdışından aldım. Türkiye de araç kullanabilir miyim ? Dış ülkelerden alınmış ehliyetler ile Türk vatandaşları ve yabancılar, geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları kullanabilirler.

Turistler ve geçici süre ile Türkiye de bulunanlar dışında ; iş, eğitim amacıyla Türkiye de daha uzun süre bulunan yada bulunacak olan yabancıların ise konsolosluk veya noter tarafından tercüme edilmiş tasdikli sürücü belgesi örneklerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları mecburidir. Gurbette çalışan Türk vatandaşları gurbetçilerimiz ise, yurda kesin dönüş yaptıklarında, 1 yıl içerisinde sürücü belgelerini değiştirmek zorundadırlar.

Devamı
Trafikte Araba Sürme

direksiyon egitimi

Bayanlar kapıda eşinizin arabası duruyor fakat siz çocuğunuzu okula, kreşe servisle gönderiyorsunuz. Aklınız da tabiiki servis şoföründe kalıyor. Şoför hızlı mı aracını kullanıyor, kaza yaparsa ne olur ?. Yada evin acil ihtiyaçları alınacak, bir misafir gelecek, markete gidilecek ama siz araba kullanmayı bilmediğiniz için eşinizi hep beklemek zorunda kalıyorsunuz. Unutmayın siz hanımların arasında meşhur bir söz vardır. **ARABA KULLANMAK ÖZGÜRLÜKTÜR**. Özel Direksiyon Dersi almak için size bir telefon kadar yakınız.

Devamı
Özel Direksiyon Dersi Avrupa Yakası

Hiç bir akrobat olarak sirkte çalıştınız mı? Cevabınız evet ise aşağıdaki yazılanları okumasanız da olur. Cevabınız hayır ise sizi İstanbul'a götürmek üzere biri olma zamanı geldi. İstanbul da trafikte sürüş işkencesi yaşamak için herhangi bir günü önerebiliriz.

İstanbul'da trafikte heyecan verici bir deneyim yaşamak için , iyi bir sürüş becerinizin olması gerekir. İstanbul trafiği tam bir ormanı andıırıyor. İstanbul orman kanunlarının geçerli olduğu bir megakent. İstanbul trafiği , saldırgan agresif kavga etmeye her an hazır ve meyilli insanlarla doludur.

Özellikle rush hour dediğimiz işe gidiş ( 07-09 )ve işten eve dönüş saatlerinde ( 16-20) , trafikle başa çıkabilmek için gerçekten sabırlı olmak gereklidir. Çelik gibi bir sabrınız olmalı. Acemi bir sürücünün bu saatlerde hiç şansı yoktur. %90 kaza yapması kaçınılmazdır. Rush Hour saatlerinde 10 dakika uzaklıkta bir yere 40 dakika da ancak varılır. Bu durum sürücülerin psikolojisini bozmakta, sinirleri harap etmektedir. Ayrıca, yetersiz açık ve kapalı otopark alanları, dükkan sahipleri tarafından bölünmüş kaldırımlar, kaldırımların üstüne park eden arabalar. İstanbul da bir yayanın kaldırımdan yürümesi bile bazen mümkün değildir. Dükkan sahipleri mallarını vitrinde yada dükkanın içinde değil, kaldırımda sergilemeye bayılırlar ! Belediye de buna ses çıkarmaz, göz yumar. Hoş İstanbul da yayalar kaldırım boş olsa bile , nedendir bilinmez, yolun ortasından yürümeyi tercih ederler ! Park etmek ise İstanbul şehir merkezinde en büyük sorundur. Belediye otopark yapmak yerine , mevcut yolları park yerine çevirip, işpark diye bir şirkete işletmesini vermiştir. Kendi evinin önüne bile arabanı park etsen , senden park ücreti talep edilmektedir. Eskiden otopark mafyası vardı. Bir yere park ettiğinizde sizden yasal olmayan zorla park ücreti isterlerdi. Devlet yetkilileri onları yok etmeyi başardı ama.....galiba pek birşey değişmemiş. İşpark ın olmadığı bir yere aracınızı park edeyim deseniz, polis park edilmiş bu arabaları götürüp, anlaşmalı olduğu otopark bırakır. Sizde maalesef arabanızı kurtarmak için hem trafik cezası hemde makul bir otopark ücreti ödemek zorunda bırakılırsınız. Aracınız çekilirken başına gelecek hasarlarda cabası.

Trafik kuralları Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye de mevcut. Fakat teorik yani sadece herşey kağıt üstünde, uygulama da hiç kimse İstanbul da bu kurallara itaat etmez. İstanbul da hızlı olan , büyük araç kullanan, acımasız ve agresif olan kafayı sokar ve yol alma önceliğine sahip olur. Kadın sürücülerin ise İstanbul trafiğinde pek şansı yoktur. Aslında kadın sürücüler daha dikkatli ve daha yavaş araç kullanırlar ama erkek sürücülerin çoğu, bayan sürücülerin bilerek araçlarını üstüne sürerler, sıkıştırırlar, taciz ederler. "Kadın sürücüler kaza yapmazlar ama ama erkek sürücüler kaza yapmalarına neden olurlar" . Bu da erkek sürücülerin egolarını tatmin etmenin bir yolu olsa gerek. Erkek sürücüler araba kullanmayı kendi tekellerinde görürler. Bir kadının araba kullanmasını pek hazmedemezler. Bunun eğitimle ilgisi olsa gerek. Kız kısmı okurmuymuş deyip, kız çocuklarını okula göndermeyen , daha 13-14 çocuk denecek yaşta evlenmeye zorlayan bu cahil zihniyet halen devam ediyor.

Yayalar ise İstanbul trafiğinde düşük önceliğe sahiptir. Yaya kaldırımlarda herzaman geçiş üstünlüğü araçlarındır. Hiç kimse durup yayalara yol vermez, hatta araçlarnı hiç hız kesmeden yayaların üstlerine sürerler. Hoş İstanbulda yayalarda beterdir, sürücülerden aşağı kalmazlar. Trafik ışıklarına , kurallara uymazlar, karşıdan karşıya geçmek için aniden arabaların önüne atlarlar, bassın fene dursun derler, yolun ortasından sanki tarlada yürür gibi giderler.

İstanbul da taksi, dolmuş, minibüs ve otobüslerin terörü esmektedir. Kırmızı ışıkta beklerken bile arkanıza bir dolmuş yanaşır ve kornaya basar, geç der size. Çünkü o noktada eds olmadığını bilir. Bu araçları kullananlar , kendilerini yolların kralı zannederler. Aniden şerit değiştirirler, birden üstünüze doğru kırarlar. Yolun en sol şeridinde dahi aniden durur, yolcu alır, indirirler. En kötütüsü ise , millete kötü örnek olurlar. Özel araçlarını kullanan insanlar bunlara bakar, yaptıklarının yanlarına kar kaldığını ceza almadıklarını görür, onlarda böyle davranmaya başlar. İşte böylece trafik iğrenç birhal alır.

İstanbul da şirket araçları ve kiralık araçlar da büyük sorun. Şirket aracı deyip, inanılmaz hatalı araç kullanırlar. Kendi araçları olsa bu kadar riske girmezler ama araç kiralık yada şirket aracı olunca kaza yapmaktan , araca zarar vermekten çekinmez bazı sürücüler. Bunda mantık aramayın, aklı olan zaten kendini riske atmaz, yada gerçek müslüman olan emanet mala kendi canından daha çok değer verir. Zeki ve kültürlü , eğitimli insanların en büyük farkı da bu noktada. Onlar kendilerinden önce başkalarına ve sevdiklerine zarar vermekten, onlara zarar gelmesinden çok korkarlar. O yüzden de bu kalitedeki insanların İstanbul trafiğinde araç kullanması gerçekten zordur. Bu trafiğe adapte olabilmek , bu magandalarla baş edebilmek için günlerce, haftalarca, hatta aylarca özel direksiyon eğitimi alırlar.

Birilerinin dediği gibi "Batılılar kaza ile ölür, Türkler ise kaza ile yaşar!"